Canım oğlum,
Bugün sana evimizin balkonundan yazıyorum. Burayı seveceksin sanırım, çünkü sen seçtin bu eve gelmeyi! Geçen sene Tunalı'da başka bir evdeydik. Aslında orada da çok istedik gelesin yanımıza. Sonra Aralık ayında, anneannenlerin karşı komşusu olmaya karar verdik. Belki dedik, minik panda bu evi sevmedi :) Hem ilerde bizimle olmaya karar verirse anneanne bakacaktı sana, ona da kolay olur bize de kolay olur hayat diye düşündük, bu evi satın aldık. 1 Mart'tı taşındığımızda, 1 ay sonra da sen düştün içime.. Benim canım Lefter'im..
Adını Lefter koyarken biliyorduk topla ilginin olacağını da, hareketlenmeye başlar başlamaz hemen idmanlara başlayacağını kestiremedik! Maşallah bir hareket içimde sorma! Sabah idmanı ayrı, öğlen ayrı, akşam ve hatta gece bile antrenman :) Sanırım tembel baban yerine yerinde duramayan annene çekeceksin :) Çok tatlısın, bayılıyorum sen tekmeledikçe yada işte her ne yapıyorsan, ben buradayım dedikçe içimde.. Bir fiske vuruyorsun, benim yüzümde 10 katı gülümseme.. Bu da ayrı bir hazmış.. Anlatınca dur daha ileride neler göreceksin diyorlar, daha neler olacak.. Merakla bekliyorum :)
Bu arada 10 gün önce kontroldeydik. Zeynep Teyzen geldi seni görmeye, bütün kontrol boyunca iki elinle yüzünü kapadın :( Biraz da utangaç mı benim tatlı oğlum.. Ama Zeynep teyzen bu, iyi geçinmeni tavsiye ederim, zira o da bizim komşu, hem de seni çok sevecek ve emin ol hediyelere boğacak ve çok şımartacak :) Bence aranı iyi tut :)
Her şey yolundaymış - Maşallah! Çok şükür - büyümüşsün, 363 gr'dın, boyun da 20 cm civarındaydı. Yani bence kocaman bişi oldun :) Tekmelerden belli!!
Annen de hafiften kilo almaya başladı, 5,5 ayda 5 kilo. Ben biraz dert etsem de doktora göre normal, sıkıntı yok, hah sen de tam şimdi yine tep-tin beni, durma devam et :) :) Kalçamda bacağımda hafiften birtakım ağrılar başladı. Büyüyen karnımın etkileri diye düşünüyorum, bu haftalarda pek hızlı büyüyormuşsun, e karnım da öyle doğal olarak. Hatta tam ebadının farkına varamadım, sürekli seni-karnımı çarpıyorum, özellikle mutfakta iş yaparken. Canın yanıyorsa özür dilerim şimdiden tatlı şey :)
Seni beklerken bir tosun edindik, deputy :) adı Bera, Ahmet abi'nle Demet abla'nın oğlu. Bu da annenle babanın ilk bebcik yıkama denemesi ve Bera'ya neden tosun dediğimizin resmi :
Benim için özel bir bebek Bera, doğumuna girdim, fotoğraflarını çektim, dünyaya merhaba dediği o mucize ana tanık oldum.. Anlatamayacağım çok çok acayip bir histi, Tanrı'nın varlığını tekrar tekrar hissetmek, evrenin mucizesine tanık olabilmek.. Bu arada annen de fena fotoğraflar çekmez hani. İlk doğumum olması sebebiyle oldukça kötü bir iş çıkardım ama senin tatlı tatlı, minik ellerini parmaklarını, ilk adımlarını herşeyini herşeyini belgeleyeceğim. Benim zorunlu modelim olacaksın uzun bir süre :)
Neyse, Bera'nın annesiyle babası bizim için kardeş gibi, can dostlarımız, Bera da senin için öyle olacak herhalde. Kendisi tam bir tosun, 6 aylık ve 11 kilo! Bayılıyoruz ona babanla. Onu gördükçe baban seni çağırıyor hadi gelsin bizim de tosunumuz diyor :) Sen yine de zamanında gel olur mu :) Ama seni hasretle özlemle bekliyoruz onu da bil ..
Baban geldi şimdi yanıma, bakmaya çalıştı yazdıklarıma göstermedim :) Açsın okusun. Acaba sen de okurken sıkılacak mısın, annem neler neler saçmalamış diyecek misin :) Bilemiyorum .. :)
Onu bilemiyorum ama emin olduğum tek şey var ki, baban ve ben seni çok çok hem de çok seveceğiz.. Ne yaparsak ne saçmalarsak da bil ki sevgiden gelecek..
Mutlulugumu, derdimi, kendimi, içimdekini, dışımdakini, miniğimi paylaşayım dedim.. Minik pandama mektuplar yazayım, hikayeler anlatayım istedim..
28 Ağu 2012
14 Ağu 2012
İlk tekme
Canım miniğim, minik herşeyim,
Fonda harika bir şarkıyla güne başlıyorum.. Eleftheria Arvanitaki.. Benim Lefter'imin adına benzer.. İşte bu tesadüf değil, koca evrenin bize gönderdiği küçük bir selam..
Sondan başlayalım yine.. 20 hafta bitti. Cumartesi, yani 11 ağustosta, yani dedenin doğum gününden 1 gün sonra, ilk tekmeyi attın :) Sabah 8:30 gibiydi, ben yarı uyanık yarı uykulu yataktayım, baban, hatırlamıyorum ama, büyük ihtimal horluyor. Karnımda sağ alt tarafta birşey seğirdi. Anlamadım önce, biraz sonra daha güçlü birşey geldi, seğirme gibi değil, tamam tekme gibi de değil, içerden birşey dürttü diyelim :) Kim acaba o yaramaz :) Biraz daha bekledim emin olmak için, sağ tarafta aynı yerde bir hareketlilik 2 şer 3 er dakika arayla.. Hemen babanı uyandırdım, baban sabahları huysuzdur biraz ama 'kalk oğlan tekmeliyor' deyince bir gülümsemeyle yarı açtı gözlerini. Elini koydu karnıma, ona da 1-2 tekme savurdun :) Daha büyük gülümsedi baban, güne bu harika hisle başladık.
Heyecanlandım canım şirin oğlum, ilkti bu, birkaç gündür bir iki sefer daha hissettirdin kendini, istiyorum ki çoğalsın, istiyorum ki daha çok hissedeyim seni içimde dışımda her yerde..
Tatildeydik, en son sana Bodrum'dan yazmıştım, sonra Datça'ya geçtik, teyzenler ve eniştenleydik 1 hafta. Harika denizlere soktuk seni. Datça'nın her koyuna gittik, pırıl mis sularda yüzdü annen, sen de içinde.. Muhtemelen ilerde her sene sende o sularda yüzeceksin, ben ve babanla birlikte. Çok sevdim ben Datça'yı, ilk defa gittim, baban bilir her yeri, tatilde de en güzel yerlere götürür bizi..
2 Ağustos annenin doğum günü. Tabi teyzen Zeynep'in de doğal olarak :) İkiz dünyadaki en güzel şeylerden biri, belki senin de ikiz kardeşlerin olur, ya da inşallah senin ikiz evlatların olur. Dünyaya geliyorsun ve yalnız değilsin, kardeş gibi de tam değil, daha içte ve hep hissediyorsun tek olmadığını koca evrende, en iyi arkadaşın hep yanında, var mı bundan daha lüksü bu dünyada!
Bu sene hepsinden daha anlamlıydı herhalde, içimdeki minik pandamlaydım. Sensin en güzel hediye, ben seni sağlıkla kucağıma alacağım günü iple çekiyorum canım oğlum..
Teyzenler harika bir hediye almış bize, senin "ilkler defterin". İlk ziyaretçin, ilk banyon, ilk yürüyüşün gibi aklına gelecek herseyin ilkini yazacağımız bir kitapçık. Üstüne de 2 ay önce Erdek'te babanla göbek göbeğe çektirdiğimiz bir fotoğrafı yapıştırmışlar, şöyle aşağıdaki gibi harika birşey olmuş. Ağladım tabi dünyanın bu en anlamlı hediyesine..
Yeri gelmişken başka bir konuda daha anlaşalım seninle. Doğum günleri benim için önemlidir. Göreceksin Çobanoğulları kutlar arar pasta hediye alır birbirine. Baban için pek böyle değil ama. Ve bana hediye almadı bu sene :( Ben de mutsuz oldum tabi :( Burdan şikayet ediyorum onu sana çünkü sana da aynı şeyi aşılamaya çalışacak, ama hayır oğlum kanma, biz seninle doğum günlerini kutlayacağız, beraber pastalar yapacağız, hediyeler alacağız, her sene merak edeceksin acaba bu sene annem bana nasıl bir sürpriz hazırladı diye :)
Bu hafta kontrolümüz var, bugun veya yarın gideceğiz, seni çok özledim, ultrasondan bile görmeyi heyecanla bekliyorum. Bana kalsa her hafta giderim doktora, seninle iki bakışır eve dönerim :) Bakalım bu sefer yine kıpır kıpır oynayacak mısın biz seni izlerken. Karnım iyice büyüyor, göbek deliğim dışarıdan belli oluyor artık, baban onu senin ittirdiğini ve senin de tek gözle ordan bizi izlediğini düşünüyor :)
Üçümüz gözlerimizi birbirimizden hiç ayırmayalım olur mu..
Fonda harika bir şarkıyla güne başlıyorum.. Eleftheria Arvanitaki.. Benim Lefter'imin adına benzer.. İşte bu tesadüf değil, koca evrenin bize gönderdiği küçük bir selam..
Sondan başlayalım yine.. 20 hafta bitti. Cumartesi, yani 11 ağustosta, yani dedenin doğum gününden 1 gün sonra, ilk tekmeyi attın :) Sabah 8:30 gibiydi, ben yarı uyanık yarı uykulu yataktayım, baban, hatırlamıyorum ama, büyük ihtimal horluyor. Karnımda sağ alt tarafta birşey seğirdi. Anlamadım önce, biraz sonra daha güçlü birşey geldi, seğirme gibi değil, tamam tekme gibi de değil, içerden birşey dürttü diyelim :) Kim acaba o yaramaz :) Biraz daha bekledim emin olmak için, sağ tarafta aynı yerde bir hareketlilik 2 şer 3 er dakika arayla.. Hemen babanı uyandırdım, baban sabahları huysuzdur biraz ama 'kalk oğlan tekmeliyor' deyince bir gülümsemeyle yarı açtı gözlerini. Elini koydu karnıma, ona da 1-2 tekme savurdun :) Daha büyük gülümsedi baban, güne bu harika hisle başladık.
Heyecanlandım canım şirin oğlum, ilkti bu, birkaç gündür bir iki sefer daha hissettirdin kendini, istiyorum ki çoğalsın, istiyorum ki daha çok hissedeyim seni içimde dışımda her yerde..
Tatildeydik, en son sana Bodrum'dan yazmıştım, sonra Datça'ya geçtik, teyzenler ve eniştenleydik 1 hafta. Harika denizlere soktuk seni. Datça'nın her koyuna gittik, pırıl mis sularda yüzdü annen, sen de içinde.. Muhtemelen ilerde her sene sende o sularda yüzeceksin, ben ve babanla birlikte. Çok sevdim ben Datça'yı, ilk defa gittim, baban bilir her yeri, tatilde de en güzel yerlere götürür bizi..
2 Ağustos annenin doğum günü. Tabi teyzen Zeynep'in de doğal olarak :) İkiz dünyadaki en güzel şeylerden biri, belki senin de ikiz kardeşlerin olur, ya da inşallah senin ikiz evlatların olur. Dünyaya geliyorsun ve yalnız değilsin, kardeş gibi de tam değil, daha içte ve hep hissediyorsun tek olmadığını koca evrende, en iyi arkadaşın hep yanında, var mı bundan daha lüksü bu dünyada!
Bu sene hepsinden daha anlamlıydı herhalde, içimdeki minik pandamlaydım. Sensin en güzel hediye, ben seni sağlıkla kucağıma alacağım günü iple çekiyorum canım oğlum..
Teyzenler harika bir hediye almış bize, senin "ilkler defterin". İlk ziyaretçin, ilk banyon, ilk yürüyüşün gibi aklına gelecek herseyin ilkini yazacağımız bir kitapçık. Üstüne de 2 ay önce Erdek'te babanla göbek göbeğe çektirdiğimiz bir fotoğrafı yapıştırmışlar, şöyle aşağıdaki gibi harika birşey olmuş. Ağladım tabi dünyanın bu en anlamlı hediyesine..
Yeri gelmişken başka bir konuda daha anlaşalım seninle. Doğum günleri benim için önemlidir. Göreceksin Çobanoğulları kutlar arar pasta hediye alır birbirine. Baban için pek böyle değil ama. Ve bana hediye almadı bu sene :( Ben de mutsuz oldum tabi :( Burdan şikayet ediyorum onu sana çünkü sana da aynı şeyi aşılamaya çalışacak, ama hayır oğlum kanma, biz seninle doğum günlerini kutlayacağız, beraber pastalar yapacağız, hediyeler alacağız, her sene merak edeceksin acaba bu sene annem bana nasıl bir sürpriz hazırladı diye :)
Bu hafta kontrolümüz var, bugun veya yarın gideceğiz, seni çok özledim, ultrasondan bile görmeyi heyecanla bekliyorum. Bana kalsa her hafta giderim doktora, seninle iki bakışır eve dönerim :) Bakalım bu sefer yine kıpır kıpır oynayacak mısın biz seni izlerken. Karnım iyice büyüyor, göbek deliğim dışarıdan belli oluyor artık, baban onu senin ittirdiğini ve senin de tek gözle ordan bizi izlediğini düşünüyor :)
Üçümüz gözlerimizi birbirimizden hiç ayırmayalım olur mu..
Etiketler:
Datça,
doğum günü,
Eleftheria Arvanitaki,
hediye,
ikiz,
ilk tekme
Yer:
Ankara, Türkiye
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
