14 Ağu 2012

İlk tekme

Canım miniğim, minik herşeyim,

Fonda harika bir şarkıyla güne başlıyorum.. Eleftheria Arvanitaki.. Benim Lefter'imin adına benzer.. İşte bu tesadüf değil, koca evrenin bize gönderdiği küçük bir selam..

Sondan başlayalım yine.. 20 hafta bitti. Cumartesi, yani 11 ağustosta, yani dedenin doğum gününden 1 gün sonra, ilk tekmeyi attın :) Sabah 8:30 gibiydi, ben yarı uyanık yarı uykulu yataktayım, baban, hatırlamıyorum ama, büyük ihtimal horluyor. Karnımda sağ alt tarafta birşey seğirdi. Anlamadım önce, biraz sonra daha güçlü birşey geldi, seğirme gibi değil, tamam tekme gibi de değil, içerden birşey dürttü diyelim :) Kim acaba o yaramaz :) Biraz daha bekledim emin olmak için, sağ tarafta aynı yerde bir hareketlilik 2 şer 3 er dakika arayla.. Hemen babanı uyandırdım, baban sabahları huysuzdur biraz ama 'kalk oğlan tekmeliyor' deyince bir gülümsemeyle yarı açtı gözlerini. Elini koydu karnıma, ona da 1-2 tekme savurdun :) Daha büyük gülümsedi baban, güne bu harika hisle başladık.
Heyecanlandım canım şirin oğlum, ilkti bu, birkaç gündür bir iki sefer daha hissettirdin kendini, istiyorum ki çoğalsın, istiyorum ki daha çok hissedeyim seni içimde dışımda her yerde..

Tatildeydik, en son sana Bodrum'dan yazmıştım, sonra Datça'ya geçtik, teyzenler ve eniştenleydik 1 hafta. Harika denizlere soktuk seni. Datça'nın her koyuna gittik, pırıl mis sularda yüzdü annen, sen de içinde.. Muhtemelen ilerde her sene sende o sularda yüzeceksin, ben ve babanla birlikte. Çok sevdim ben Datça'yı, ilk defa gittim, baban bilir her yeri, tatilde de en güzel yerlere götürür bizi..

2 Ağustos annenin doğum günü. Tabi teyzen Zeynep'in de doğal olarak :) İkiz dünyadaki en güzel şeylerden biri, belki senin de ikiz kardeşlerin olur, ya da inşallah senin ikiz evlatların olur. Dünyaya geliyorsun ve yalnız değilsin, kardeş gibi de tam değil, daha içte ve hep hissediyorsun tek olmadığını koca evrende, en iyi arkadaşın hep yanında, var mı bundan daha lüksü bu dünyada!
Bu sene hepsinden daha anlamlıydı herhalde, içimdeki minik pandamlaydım. Sensin en güzel hediye, ben seni sağlıkla kucağıma alacağım günü iple çekiyorum canım oğlum..
Teyzenler harika bir hediye almış bize, senin "ilkler defterin". İlk ziyaretçin, ilk banyon, ilk yürüyüşün gibi aklına gelecek herseyin ilkini yazacağımız bir kitapçık. Üstüne de 2 ay önce Erdek'te babanla göbek göbeğe çektirdiğimiz bir fotoğrafı yapıştırmışlar, şöyle aşağıdaki gibi harika birşey olmuş. Ağladım tabi dünyanın bu en anlamlı hediyesine..


Yeri gelmişken başka bir konuda daha anlaşalım seninle. Doğum günleri benim için önemlidir. Göreceksin Çobanoğulları kutlar arar pasta hediye alır birbirine. Baban için pek böyle değil ama. Ve bana hediye almadı bu sene :( Ben de mutsuz oldum tabi :( Burdan şikayet ediyorum onu sana çünkü sana da aynı şeyi aşılamaya çalışacak, ama hayır oğlum kanma, biz seninle doğum günlerini kutlayacağız, beraber pastalar yapacağız, hediyeler alacağız, her sene merak edeceksin acaba bu sene annem bana nasıl bir sürpriz hazırladı diye :)

Bu hafta kontrolümüz var, bugun veya yarın gideceğiz, seni çok özledim, ultrasondan bile görmeyi heyecanla bekliyorum. Bana kalsa her hafta giderim doktora, seninle iki bakışır eve dönerim :) Bakalım bu sefer yine kıpır kıpır oynayacak mısın biz seni izlerken. Karnım iyice büyüyor, göbek deliğim dışarıdan belli oluyor artık, baban onu senin ittirdiğini ve senin de tek gözle ordan bizi izlediğini düşünüyor :)

Üçümüz gözlerimizi birbirimizden hiç ayırmayalım olur mu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder