27 Kas 2012

Uzun bir ara..

Canım oğlummmmm,

O kadar uzun zaman olmuşki yazmayalı, nereden başlasam bilmiyorum..
Özür dilerim seni bu kadar yazısız bıraktığım için, ama sensiz zaten bir milisaniyem geçmiyor ki :) Hemen başlayayım anlatmaya..
Karnımı da açtım ekranın karşısında, sen de izle dinle oku diye :)
Artık karnım, tabi dogal olarak, kocaman kocccaman oldu, sen de oylesin, karnım tok bir jöle kıvamında bir o yana bir bu yana hareket ediyor, yani sen oyle hareket ettiriyorsun, bir bakıyorum saga kaymış, bir solda, ya da sağdan sola soldan sağa geçişler yapıyorsun, hiç olmadı kafanla poponla diinle dirseğinle ittirip genişletme çalışmalarına giriyorsun. En sevdigin şeylerden biri sağ kaburgama dayanmak, sanki topuğun, ya da ayağın o minik şey.. Benim için çok da favori bir hareket oldugunu soyleyemeyecegim haliyle :)

3-4 hafta onceydi, bayramdan onceki pazar sabahı, karnımda kalp atışına benzer düzenli kıpırtılarla uyandım. Önce anlamadım ne oldugunu jeton sonradan düştü, arkadaşlarımda bahsetmişti çünkü, benim tatlı miniğim hıçkırıyordu ! :)) Pıt-pıt-pıt , 10 dakika sürdü herhalde, sonra da her gun 1 veya 2 defa hissetmeye başladım, 10-15 daikaka suruyor. Oğlum amma çok hıçkırıyorsun yahu :) Sorduk doktora normal dedi, hatta iyi birşey dedi, emme ve yutkunma reflekslerin gelişiyormuş. Aferin sana :) Güzel em doğunca olur mu.. İyi em, hızlı büyü tosun ol :)
Doktor randevumuz vardı 3 hafta once, 32. hafta randevusu, bana biraz şeker ye demişti Serdar hoca daha once, tatlı ye ki oğlan azıcık hızlı buyusun. Her gun pekmez veya bal yiyorum seni buyutmek için, e ben de hızlı buyuyorum haliyle :) Neyse işe yaramış, 1300 gr almışım ben, 600 gr ını sana vermişim, 1750 gr olmuşsun!
(şimdi başladı bugunku hıçkırık nobetin de :)

Tbc..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder