25 Haz 2012

İlk Üç Ay'ımız bitti..

Günaydın canım yavrum,

Dün akşam seni karnımda böyle sevdim, büyüdün baya, geçen hafta tam 5,5 cm'din! Kocaman oldun gibi geldi bana! Ne kadar da hızlı büyüyormuşsun öyle aferin sana, annen de hiç kilo almamış geçen 3 ay boyunca - ama seni de büyütmüş işte, aferin bana :). Son derece iyi gözüküyormuş her şey, ama biraz tembel sizin kız dedi!! Evet öyle dedi canım miniğim, 'kız gibi duruyor sizin minik pandanız' :) Pandalıktan da çıkmış insan olmuş dedi, sonra dur bakalım azcık hareket ettirelim sizin tembel kızı - içimden dedimki babasına çekti demek ki bizim minik kuş, ama babana da demedim tabi :). Karnıma bastırdı azcık, o bastırınca senin de rahatın bozuldu tabi, çünkü ayaklarını uzatmış, sakin sakin keyif çatıyordun içimde:) Sen oynayıverdin sağa sola, döndün bize bir poz verdin, tamam bununla yetinin hadi der gibi, sonra ayaklarını karnına ellerini yüzüne çektin, 'off' dedin sanırım, 'yapmayın işte dinleniyorum şurda, dürtmeyin!' Ama doktorumuz durmadı, 'aa olmaz bu kadar, bak anne baba burada hadi biraz daha hareket' dedi, biraz daha dürttü seni. Neyse sonra bitti bu soğuk savaş hali :) Baktı her yerine uzun uzun doktor, kalbini dinledi, boyunu ölçtü, ense kalınlığına baktı, her şey normal dedi, yazdı kağıda bize verdi, hadi bakalım laboratuvara - kan vermeye ikili tarama yaptırmaya. Test sonucunu da dün aldık, düşük olasılık çıkmış, her şey güzel ve normal yani tatlı miniğim, sen büyümeye devam et içimde keyifle..

1 ay sonraya verdi bir sonraki randevuyu, cinsiyeti de o zaman kesinleşecek dedi..

Babanla 17 yıldır beraberiz tatlı miniğim, tanıdığım ilk günden beri hep bir erkek çocuğu olsun ister, sanırım en çok da beraber fenerbahçe-maç keyfi yapmak için. Ama hep de derdi ki, bu kadar çok istiyorum ve biliyorum kız çocuk sahibi olacağım! Tüm bu beklentiler ve bilinenler ışığında sanki biraz hayal kırıklığına uğradı baban :) Ama merak etme sakın, uzun sürmedi, çünkü nihayetinde senin babasına aşık bir kız ve babasının bir tanesi olacağını anladı kısa sürede ve KIZIM diye seslenmeye başladı sana.. Baban bana mesaj attıkça "kızım" napıyor diye, bende zevkten delirdim her seferinde..
Sakın şunu unutma, baban seni her zaman dünyalar üstü bir sevgiyle sevecek ve kucaklayacak . Ve seni sürekli maçlara götürecek :)

Benim için "yavru" cinsiyetsiz bir şey sanırım. İçimde olan bu ufak şeye bir cinsiyet bir sıfat biçemiyorum, kız yada erkek farkedermi, benden bir parça, benim içimde kocaman bir parça, şimdiden yaşam kaynağı..

Bu da son resmin :)


Geçen haftanın en önemli haberlerinden biri de yüzmeyi bırakmış olman. Sanırım bu da doktorumuzun "tembel kız" yakıştırmasıyla örtüşüyor gibi :) 5-6 gündür anneni sabahları kusturmuyorsun, aferin sana minik kuş :) Bulantılar azalarak devam ediyor, umarım/sanırım birkaç haftaya bir şey kalmayacak. Gerçekten herkesin dediği gibiymiş, ilk trimester bitince bıçak gibi kesiliveriyormuş kusma. Çünkü annenin de biraz iştahının açılması lazım ki yemek yesin bol bol, seni büyütsün güzelce, eksik kalma, her şeyi al anneden..
Doktorumuz da söyledi, şimdi balayı başlıyor dedi, bundan sonra her şey daha keyifli daha güzel olacak dedi :) İNŞALLAH..
Gözyaşları meselesi de yavaş yavaş çözülüyor gibi, azalarak devam ediyor diyelim. En son annen geçen hafta Şirinler çizgi filminde ağlayarak bir başarı öyküsüne daha imza attı ama bu da geçecek :)

Şimdilik bu kadar olsun canım yavrum, aklıma geldikçe yazacağım yine..
Seni çok seviyorum..

18 Haz 2012

En heyecanlı hafta

Merhaba tatlı miniğim,

Yazamadım sana, 1 haftayı geçti.. Ama geçen bu sürede seni her gün daha da çok sevdim :) Orada bir azalma yok yani merak etme :)

Dün babalar günüydü. Tatlı babanın senle ana sensiz ilk babalar günü. Seneye inşallah karnım yerine kucağımızdayken sen, üçümüz birlikte zıplarken kutlayacağız :) Ama baban tebrikleri kabul etti tabi, halan aradı, teyzelerin kutladı, ananen aradı en son akşamüstü, baban da pek belli etmedi ama hoşuna da gitti bu tebrik işleri :) Hatta bana serzeşti bile, "bana niye hediye alınmadı" diye.. Ben de dedim ki en büyük hediye burda işte!! Böyle yırttık yani miniğim çaktırma :)

Bu arada sen geçen hafta da tam gaz yüzme antrenmanlarına devam ettin. Suda mı doğursam acaba seni, hiç yabancılık çekmeyeceksin gibi :) Hayır, denize girmeye çekineceğim nerdeyse, sen kendini atıverirsin dışarı diye :)

Yarın kontrolümüz var minik kuşum, bakalım eğer istersen/gösterirsen cinsiyetini öğreneceğiz. Benim sıkı bir tahminim var oldukça da eminim ama şimdi söylemeyeyim, senden başka herkes biliyor gerçi, gerçeği de herkesten başka sen biliyorsun bir yandan da, bakalım belki çarşamba günü herkese ilan ederiz tüm gerçekleri :)

Şimdilik bu kadar olsun devamı birkaç gün sonra gelsin..

Seni çok seven annen..

8 Haz 2012

O biiirrrr minik panda ve Derya Büyükuncu !!!

Merhaba minik pandam :)

Birazdan bu sorunun cevabını bulacağız senle. Neden sen minik bir pandasın? :) Cevap geçen hafta verdigin pozda gizli..

Şu tipinin şirinliğine bakarmısın :) Sadece 2 cm ama dünyanın en şirin -babanın deyişiyle en şilim- şeyisin. Kolların bacakların çıkma aşamasında, kafan kocaman, işte bu yüzden minik pandamsın:)




Biz seni seyrederken doktorumuz Serdar Oğuz'la bir de bize şov yaptın ki baban onu kaçırdı işte. O minicik gövdeni sağa sola oynattın, hemde birkaç kere, dedin ki gözüm üzerinizde! Anlatamam neler hissetigimi.. O güne kadar ben sadece hamileydim ama o gün seni böyle görünce anladım ki, artık iki kişiyim, artık anneyim..
Etrafındaki siyahlık içinde bulunduğun şey su, doktorun söylediği kadarıyla herşey normal, çok şükür, keyfin yerinde.
Meşhur yüzme hikayesi de az sonra..

Tabi buna baktıkça annenin ağlaması normal, bunda şaşılacak bir şey yok da, ama teyzen Gülümser'in hıçkıra hıçkıra ağlayıp beni araması..bu da normal :) Teyzeni tanıyınca anlayacaksın ne demek istediğimi. Zira bende hamilelikte salgılanan şu hormonlar teyzende her daim mevcut, o yüzden her daim hüngür şakır :)

Hamileliğin başlarında arkadaşlarımdan gördüğüm kadarıyla en zoru kusma seansları ve mide bulantısıydı. Sen çok üzmedin beni miniğim. Sadece sabahları koşturuyorsun tuvalete anneyi. Bir de bulantı denen şey geçmek bilmeyen birşeymiş ve bu şekilde de yaşanabiliyormuş, onu öğrettin. Baban her sabah arıyor -hala istanbulda-, nasılsınız bakalım yaramazlar diye. Bir gün yine dertlenirken babana, şöyle bir mesaj geldi telefonuma:
"bacaklalim cikiyo napiym annemi de cok seviyolum :("
Gülme krizine girdim önce sonra kendimi yine ağlarken buldum.. Doğru dedim yahu ben niye düşünemedim, minik pandamın bacakları çıkıyor, artık pandalıktan terfi ediyor, sen de ofla pufla dur Elif! Olacak iş mi.. Sonra azalttım şikayeti, sonraki an'dan sonra da tamamen bitirdim.
Bir gün iyi bir gün kötü geçerken günler ve senin ellerin kolların büyürken, sallantılı günlerden birinde yine babana ufak serzeştim. O gün sanırım pek yemek de yiyememiştim, başım ağrır mide bulanırken oflayıverdim. O zaman da şu mesaj geldi babandan:
"Baba yüzmeyi oglendim!"
Yine gülme ve ağlama arasında geçen çalkantılı anlardan sonra anladımki senin çoğu zamanın yüzerek geçiyor! Hem de 'piç yüzerek'! Yavrum, içimde geleceğin Derya Büyükuncu'su büyüyor, hiç durma çıkar keyfini..

Bugünlük de bu kadar olsun, 11. haftamızı da böylece bitirelim seninle, keyfin bol olsun içimde..

6 Haz 2012

5 Haziran - 2 Yıl

Günaydın tatlı miniğim,

Anlatacak yazacak çok şeyim var, dedim ya 10 hafta bitti, bir sürü şey birikti, ama onlardan önce dün..

Dün babanla 2. evlilik yıldönümümüzdü :) Aslında geçmişimiz çok daha eskide, onu da başka bir zamana anlatırım.. Neyse, baban istanbulda şimdi çalışıyor, akşam dışarıdaydım geç geldim eve, kapıyı bir açtım mis çiçek kokusu -çiçek göndermiş baban -yoğun baskılara dayanamayarak!-

ama içine öyle bir not yazmış ki..
"Beraber son yıldönümümüz kutlu olsun canım.."
anlamadım önce.. 10 saniye sürmüştür, sonra düştü jeton.. Senden bahsediyor işte, diyor ki seneye 5 haziranda yanımızda -inşallah!- tatlı bir bıdık olacak diyor :) Hemen senin o ilk şirin ultrason resminin üzerine koydum o notu, ikinizi yanyana görünce tabi...zaten sulugözlü olan, ama bu hormonlar yüzünden herhalde, iyice akışkan gözlü olan annen yine perişan oldu :) Mutluluktan sevinçten dağıldı.. Baban işte.. Değişiktir, deli tatlıdır..

Ve sonra bu sabah da işyerinde durmadı aktı benim gözler. Meltem -işyerinden yan komşum, pek sevdiğim- dayanamamış 3. ayını doldurmanı bekleyememiş, sana yeşil beyaz çizgili bir tulum ve mama önlüğü almış :) Bu da senin ilk hediyen :)
Pek kötü oluverdim, yine mutluluktan, biraz endişeden.. Çok miniksin daha korkuyorum bir şey olmasın nazar değmesin, herşey yolunda olsun/gitsin, sen sağlıkla kucağıma gel istiyorum.. Elimde tutuverince 0-3 aylık tulumu.. bütün herşey içime ordan mideme, ordan boğazıma ve gözüme aktı.. Bütün sevinç hisleri, endişeler, heyecanlar hepsi o yeşil tulumda hayat buldu, karmakarışık bir şey oldu, çalkaladı salladı beni bir anda..
Neyse miniğim eğer kız olursan, anne olunca, anne olacağını öğrendiğin gun anlayacaksın benim neler hissettiğimi. Eğer erkek olursan da bil ki eşin bu dönem hep böyle dalgalanacak durulacak..("Anne olunca beni anlarsın" cümlesini de bu kadar erken kullanacağım hiç aklıma gelmezdi :)

Bugünlük de bu kadar olsun. Son cümle yine babana gelsin..

Seni çok seviyorum canım kocam, 2. yılımız, inşallah! iki kişilik son yılımız kutlu olsun..

4 Haz 2012

İlk..

Başlangıcı yapıyorum minik pandam .. Çok heyecanlıyım çünkü bu blog, blog kelimesini de çok sevmiyorum, bu günlük önce içimdeki minik şey-sen- için. Adaşımın deyişiyle "minik bezelyem" için.. Bugün itibariyle 10. haftam bitti. Aslında hamile kaldığımı öğrendiğimden beri vardı aklımda bir günlük tutmak. Önce gidip cici bici defterler baktım, el yazısı olursa daha kalıcı olur dedim -geçmişte buna benzer şeyler yaptı annenle baban, onu başka bir zaman anlatırım sana- sonra, adaşımın kafamda yaktığı ampulle, neden blog olmasın dedim. Senden önce miniğim, başkaları okuyacak yazdıklarımı, ama belki bir başkası okuyunca kendini iyi hissedecek, kendinden bir şey bulacak.. Bir kişi bile olsa gülümsetebildiğim, tatlı olur diye düşündüm. Hem sonra sana yazarken kendimi de anlatırım, kendi yaşadıklarımı da paylaşırım, belki bunlar da birilerine iyi gelir, yalnız olmadığını düşünür diye geçti içimden. En en çok da sen şu küçücük varlığınla - geçen hafta 2,2 cm'ciktin :) - benim için bu kadar büyükken, bu sevinci bu hazzı koca evrenle de paylaşmak istedim..
Her an bil ki ve hiçbir zaman aklından çıkarma ki; babanı ve seni çok seviyorum..