8 Haz 2012

O biiirrrr minik panda ve Derya Büyükuncu !!!

Merhaba minik pandam :)

Birazdan bu sorunun cevabını bulacağız senle. Neden sen minik bir pandasın? :) Cevap geçen hafta verdigin pozda gizli..

Şu tipinin şirinliğine bakarmısın :) Sadece 2 cm ama dünyanın en şirin -babanın deyişiyle en şilim- şeyisin. Kolların bacakların çıkma aşamasında, kafan kocaman, işte bu yüzden minik pandamsın:)




Biz seni seyrederken doktorumuz Serdar Oğuz'la bir de bize şov yaptın ki baban onu kaçırdı işte. O minicik gövdeni sağa sola oynattın, hemde birkaç kere, dedin ki gözüm üzerinizde! Anlatamam neler hissetigimi.. O güne kadar ben sadece hamileydim ama o gün seni böyle görünce anladım ki, artık iki kişiyim, artık anneyim..
Etrafındaki siyahlık içinde bulunduğun şey su, doktorun söylediği kadarıyla herşey normal, çok şükür, keyfin yerinde.
Meşhur yüzme hikayesi de az sonra..

Tabi buna baktıkça annenin ağlaması normal, bunda şaşılacak bir şey yok da, ama teyzen Gülümser'in hıçkıra hıçkıra ağlayıp beni araması..bu da normal :) Teyzeni tanıyınca anlayacaksın ne demek istediğimi. Zira bende hamilelikte salgılanan şu hormonlar teyzende her daim mevcut, o yüzden her daim hüngür şakır :)

Hamileliğin başlarında arkadaşlarımdan gördüğüm kadarıyla en zoru kusma seansları ve mide bulantısıydı. Sen çok üzmedin beni miniğim. Sadece sabahları koşturuyorsun tuvalete anneyi. Bir de bulantı denen şey geçmek bilmeyen birşeymiş ve bu şekilde de yaşanabiliyormuş, onu öğrettin. Baban her sabah arıyor -hala istanbulda-, nasılsınız bakalım yaramazlar diye. Bir gün yine dertlenirken babana, şöyle bir mesaj geldi telefonuma:
"bacaklalim cikiyo napiym annemi de cok seviyolum :("
Gülme krizine girdim önce sonra kendimi yine ağlarken buldum.. Doğru dedim yahu ben niye düşünemedim, minik pandamın bacakları çıkıyor, artık pandalıktan terfi ediyor, sen de ofla pufla dur Elif! Olacak iş mi.. Sonra azalttım şikayeti, sonraki an'dan sonra da tamamen bitirdim.
Bir gün iyi bir gün kötü geçerken günler ve senin ellerin kolların büyürken, sallantılı günlerden birinde yine babana ufak serzeştim. O gün sanırım pek yemek de yiyememiştim, başım ağrır mide bulanırken oflayıverdim. O zaman da şu mesaj geldi babandan:
"Baba yüzmeyi oglendim!"
Yine gülme ve ağlama arasında geçen çalkantılı anlardan sonra anladımki senin çoğu zamanın yüzerek geçiyor! Hem de 'piç yüzerek'! Yavrum, içimde geleceğin Derya Büyükuncu'su büyüyor, hiç durma çıkar keyfini..

Bugünlük de bu kadar olsun, 11. haftamızı da böylece bitirelim seninle, keyfin bol olsun içimde..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder